Geriye ne kaldı… Bir şey kalmalı mıydı?

Geriye ne kaldı… Bir şey kalmalı mıydı?

Bir şey görürsün, sana bir çok şeyi anımsatan… Bir çok zaman geçer, o küçücük şeyi unutturmaya yetmez.

Bir arkadaşımla sohbet ederken, “ben sürekli azalan bir şeye ‘sahibim’ demem” demiştim. Ama yanılmışım. Sahip olduğum pek çok değer yitip gitti çoktan… Bazen kendimi Raskolnikov* gibi yatağa mahkum etmek ve günlerce uyanmamak geliyor içimden… Onunki hastalıktandı derseniz eğer, bizimki hastalık değil miydi sanki?

Hatırlamak güzeldir ama herşeyi değil. Keşke insan hatıralarından bazılarını sonsuza dek, bir daha hatırlayamayacağı şekilde silebilse. Bugün neyim ben? Daha dünkü çocukluklarıma gülerken nasıl o bendim diyebilirim ki… Hayır o ben değildim. Yarın da bugünkü ben olmayacağım bunu biliyorum. Zaten bunun için yazıyorum. Çünkü ben hatırlamak istiyorum… Bugünkü ben… Hatırlanmak istiyorum zaten o yüzden yazıyorum.

“…yine gece oldu,
her gece olduğu gibi…”

Ben yazmıştım bu satırları da… Hatırlıyorum… Ama nasıl diyebilirim ki o bendim. İnsan her gün değişiyor. Bugün bu satırları yazıyor, başka zaman başka satırları… Ama insan hep değişiyor. Şimdi nasıl diyebilirsiniz, iki yazıyı da aynı kişi yazıyor…

Çok şey yazdık, yaşadıklarımızı yazdık… Yaşayamadıklarımızı da yazdık… Hepiniz bir şeyler yazdınız… Kimin yazısı bir başkasına kafasından geçenleri tam olarak aktarabilir? Şiirlerimi okuduğumda kendime bile yabancılaşıyorsam bugün, bunun nedeni nedir? Onları bana yazdıran birşeyler vardı, bugün yok… Bugün yazdıklarıma neden olan ne peki?

İnsan kendine sormalı, ben kimim? Kimsin ki… Kendin için bir şey olabilirsin ancak o da gece olana kadar sürer… Kendine bile bu kadar yabancılaşan biri başkaları için ne ifade eder?

Bambaşka uğraşlar bambaşka yollar çıkarır insanın karşısına ve her yol ayrımına başka biri olarak girersin… Yol biter hatırlamak istersin…

Yol biter hatırlamak istersin ama neyi? Geçtiğin yolları mı, yolda karşılaştıklarını mı?

Bir ses gelir kulağına, bir nefes bile yeter… Ben, ben değilim artık, bambaşka biriyim dediğin an bağırmak gelir içinden. Sen başka birisin otur oturduğun yerde. Unut geçmişini, önüne bak. Benim içimde taşıdığım kalp bile başka artık, sen de sen olmayıver, ne kaybedersin…

Berkay
04,03,2007

_____________________________________
*Raskolnikov, Dostoievski’nin Suç ve Ceza adlı romanının baş kahramanı.

Reklamlar

About this entry