Erdil Yaşaroğlu şiiri sevmez…

Şiiri sevmiyorum… Şiir okumadım hiç. (Lisede zorla okumam gerekenler dışında.) Hiç ilgi duymadım. Bir kez Orhan Veli’nin şiirlerini okuyan Müşfik Kenter’i dinlemiştim kasetten. O da lisede tiyatro kolunda olduğum zamandı. Oyunlar oynuyorduk ve dünyanın en büyük tiyatro oyuncusu olacaktım. Senin anlayacağın Müşfik Kenter için dinlemiştim onu da… Biraz da hoşuma gitmemişti değil hani…
Ama bazen birşeyler yazıyorum.Gerekirse yazarım. Şiir mi bilmiyorum. (Hiç okumadım dedim ya…) Senede bir veya iki… Buyur, bazıları aşağıda…

MASALCI
Masal dinlemek istersen,
Beni çağır küçük çocuk.
Anlatırım sana
Ali Babayı,
Parmak Çocuğu,
Yedi Cüceyi…
Uyumazsan eğer
Döverim seni küçük çocuk.
Ali Babayla,
Parmak Çocukla,
Yedi Cüceyle…
1992

CİNNET
Sevmem onları
O minyatür insanları.
Hiçbir işe yaramazlar
Ağlayıp zıbarmaktan başka.
Ne görse ister onlar.
Hele bizim evde bir çocuk var,
Annemi babamı alıyor benden.
Babam kardeş dememi istiyor.
Oysa sadece bir çocuk o!
Annemi hep üzüyor.
Çocuk n’oolcak!
Fare kadar bişey zaten…
Onu Bobi’ye verirsem,
Annem çok sevinecek.
Sonunda köpek bir işe yaradı.
Sevgili köpeğim tok artık…
1992

BENİM DERDİM VAR
Benim derdim bu diil
Benim derdim sen diilsin
Benim derdim başkası…
24.01.01

?
Nerem güzel?
Gözlerim mi?
Burnum mu?
Dudaklarım mı?
Dişlerim mi?
Popom mu?
Ayaklarım mı?
Bu soruyu sormam mı?
Yoksa hiç bunları takmamam mı?
10.06.01

AĞLAYACAKSIN
Hiç görmediğin karanlığı göreceksin
Hiç duymadığın sessizliği duyacaksın
Hiç hissetmediğin yanlızlığı hissedeceksin
Sevilmediğini anlayacaksın, ağlayacaksın.
20.05.01

http://www.erdilyasaroglu.com ‘dan alıntıdır.

Reklamlar

About this entry