Yokluğun…

Yokluğun;
terkedilmiş harap bir evin eskimiş tahta askılığında
unutulmuş bir şemsiye gibi…

Yokluğun;
artık yasayamayacagını anladıgı evden cıkan
aşık adamın ayakkabısının çıkardığı
yalnızlık senfonisi gibi…

Yokluğun;
ölümüne pişman olsa da asla affedilemeyecek olan bir
idam mahkumunun infaz günü gibi…

Yokluğun;
sebepsiz yere kopan fırtınadan en çok hasarı gören
çaresiz insanoğlu benliği gibi

Manolya Turabik

Berkay;
Teşekkürler Manolya;)

Reklamlar

About this entry